Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dünya Politika Ekonomi Spor Kültür-Sanat Turizm Sağlık








'İzmir modeli' 5 ciltlik kitap oldu
"İzmir modeli" 5 ciltlik kitap oldu
İnce: Kimsesiz çocukları devlet kadrosuna alacağız
İnce: Kimsesiz çocukları devlet kadrosuna alacağız
İnce'den bayram mesajı: 'Özlemimiz, geleceğe umutla bakan bir Türkiye'
İnce'den bayram mesajı: "Özlemimiz, geleceğe umutla bakan bir Türkiye"
Barikatları birlikte aştık
Barikatları birlikte aştık
Kılıçdaroğlu: Uçak alıyorsan, hayat kurtaran ilacı da alacaksın
Kılıçdaroğlu: Uçak alıyorsan, hayat kurtaran ilacı da alacaksın

Cavit Kürnek

GÜLİZAR !
13 Mart 2018 Salı

Karaburun'da Mimas Dağı'nın yaklaşık bin metre yücesinde kurulmuş bir köy vardı. Sağından solundan buz gibi suların aktığı, bahçelerinde ayva, nar ve parmak büyüklüğünde üzümlerin yetiştiği bir cennetti işte!
ÇULLU, kurulduğu tepeden Ege Denizi'ne biraz mağrur, biraz utangaç bakar dururdu!
Annemin yakın arkadaşlarından birisinin kızı Gülizar!
" Kız sen daha on beşinde bir çocuksun, nedir bu acelen? Büyü, öğren, yaşa! Koca dediğin ömür boyu koluna takacağın üzüm sepeti!"
Bu doğa, bu su, bu yel!
On altı yaşındaki kızda mantık mı bırakır? İlla ki dürtülerine boyun eğecek ve doğanın üzerine farz kıldığı görevleri yerine getirerek, yeni bir canlı sunacak yaşam acılarına!
Hafta sonu Gülizar'ın düğünü vardı. O sırada Karaburun'da hatırı sayılan kişiler düğüne davet edilmişlerdi.O kişilerden birisi de annem ile iki çocuğu, ben ve Cavidan idik. 
Kına gecesinde yendi, içildi, kırk türkünün beli bükülerek oyunlar oynandı. Gece yarısını geçmiş, sıra uyuyup dinlenmeye gelmişti. Bize, annem ve çocuklarına dört direkli bir karyola açtılar. Biz karyolada yattık. Öteki konuklar geniş odaların içine yayılan pamukları yeni atılmış yataklara doluştular. 
Ben uykuya dalmak üzereydim. Yerdeki döşeklerden birinde yatan bir kadın anneme seslendi:
" Kız Leyla Hanım!" dedi, " bak bakalım, çocuklar uyumuşlar mı?"
Annem bizi yokladı:
" Uyumuşlar!" dedi.
Kadın:
" Oğlanın tuzu kuru ama kız duymasın diyeceklerimi!" dedi.
" Ne diyeceksin ki?"
" Bu gece neyse de, yarın gece Gülizar'ı yaracaklar!"
Evin içini avazı bastırılmış kahkahalar kapladı. Gülizar'ın annesi:
" Amma hayırlı komşularsınız!" dedi. " Kızımı ürkütmeye ne hakkınız var?"
Üç beş laftan sonra, Gülizar yattığı yerden doğruldu
" Tasaniz olmasın yengeler!" dedi. " Ben yarılmaya gönüllüyüm! Hem biz o işi çoktan becerdik!"
Kahkahalar, kahkahalar!
Bir gülmeyen Gülizar'ın annesiydi!

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
Atilla Köprülüoğlu
Atilla Köprülüoğlu
HAYVANLARIN ÇOĞU İNSAN GİBİDİR...
Nüvit Tokdemir
Nüvit Tokdemir
"Yerli" yok, "İthal" verelim!.
Okan Yüksel
Okan Yüksel
Kılavuzumuz ATATÜRK
Ömer Önal
Ömer Önal
ANILARLA YAŞAMAK!
Oğuz Örnek
Oğuz Örnek
ZATÜRRE!
Levent Donduran
Levent Donduran
SONA DOĞRU
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
Ana Sayfa Yerel Bölge Ulusal Dünya Politika Ekonomi Spor Kültür-Sanat Turizm Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri